Klasikçilik Nedir? Hangi Alanlarda Klasikçilik Yapılır? 1 – Klasikçilik Nedir Hangi Alanlarda Klasikçilik Yapılır

Klasikçilik Nedir? Hangi Alanlarda Klasikçilik Yapılır?

Bir eser için “klasik” sözcüğünün kullanıldığını, birisinden söz ederken “çok klasik giyiniyor” denildiğini duymuşsunuzdur. Aynı sözcük böylesine değişik şeyler için nasıl kullanılabilir? Çünkü klasikçilik geniş anlamıyla ağırbaşlılık, ölçülülük, ince zevkler ve dolayısıyla fazla gösterişli, göze batıcı ya da garip şeylerin yadsınması demektir.

Genel anlamda Klasikçilik

Bir ideal ya da öğreti olarak genel anlamda klasikçilik, sanatta belli birtakım kurallara bağlı kalmaya ve doğanın incelenmesi ilkelerine dayanır. Esin kaynağını ve örneklerini ise daha çok İlkçağ (Antikçağ) sanatından alır. Klasikçilik, barok sanatın, maniyerizmin, romantizmin karşıtı olarak kabul edilir ya da bu şekilde görülür.

Edebiyat ve güzel sanatlarda Klasikçilik

Daha özel bir anlamda da, *XIV. Louis saltanatının en parlak döneminde, yani 1661 ile 1685 yılları arasında Fransa’da yayımlanmış eserlere “klasik” denilir. ‘Edebiyatta klasikçiliğin en ünlü temsilcileri ‘Corneille, ‘Molifcre, ‘Racine, ‘La Fontaine, Boileau ve Bossuet’dir. Hepsi de aynı öğretiye inanmışlar, aynı beğenilerin ve ilkelerin çevresinde birleşmişlerdi: Eski yazarları örnekseme kaygısı, doğru ve yapmacıksız olma isteği, garip ve olağan dışı şeylere düşmanlık, kurallara uyma, hayal gücünün ve duygululuğun akıl yoluyla düzene konulması.

İlginizi Çekebilir.  Azeri mi, Azerbaycan Türkü mü?

Mimarlıkta Klasikçilik

Mimarlıkta Bramante, Sangallo, Pal- ladio gibi 14. yüzyılın büyük İtalyan ustaları, klasikçiliğin ilkelerini Roma Uygarlığı kalıntılarından ve Vitriuvius’tan aldılar. Bu ustalar, düzenlerin uygun ritim ve oranlara göre kullanılması gerektiğini savundular. Gerçekleştirdikleri yapıtlar ve yazdı klan kitaplar özellikle İngiltere’de Inigo Jones, Wren, daha sonra da 18. yüzyıl “yenipalladioculuk” akımı üzerinde büyük etkiler yaptı. Fransa’ da daha 16. yüzyılda Lescot, Delorme ve Bullant yapıtlarında klasikçiliğin ilkelerini uyguladılar; ancak, ölçülü olmanın, soylu oranların ve yalın süslemelerin egemen olduğu Fransız klasikçiliğinin temel kural ve yasaları 17. yüzyılda Salamon ve Brosse, Mansart ve Hardoin-Mansart tarafından belirlendi. 18. yüzyılın gelip geçici rokay modasına rağmen, Robert de Cotte, Gabrieller ve Soufflot ile bu verilere bağlı kaldı ve yeniklasikçilik, XIV. Louis döneminin bazı kalıplarını kolaylıkla benimsedi.

İlginizi Çekebilir.  Komorlar Kimlerdir, Nerede Yaşamışlardır? Komorlar Hakkında Her Şey

 


Resimde Klasikçilik

Resim alanında klasikçilik, temellerini, Rafaello’nun yapıtlarında aradı, bu sanatçıyı bir başvuru kaynağı olarak benimsedi. 16. yüzyılın sonunda klasik ya da klasik yaklaşımlı akımın öncülüğünü desene ağırlık veren ve Caravaggio’nun gözüpekliğine, sonra da barok üslubun patetik yaklaşımına karşı çıkan Bolognalılar (Carracciler, Domenichino, Guido Reni) yaptı. 16.-19. yüzyıl arasındaki birçok sanatçı için görülmesi zorunlu bir kent durumuna gelen Roma’da, Poussin,
tek başına geliştirdiği arayışlarıyla klasikçiliğin akla dayanan sanat yönünü geliştirdi. Le Brun ve Fransız sanatçılarının beklediği örneği en sonunda oluşturdu.

 

Heykelde Klasikçilik

Heykel alanında klasikçiliğin en büyük esin kaynağı, 16. yüzyıldan başlayarak Antikçağ heykelleri, daha doğrusu S. yüzyılın büyük Yunan heykelciklerinden çok Roma örnekleri oldu. Bernini zamanında bile, Algardi ve Duquesnay gibi sanatçılar hareketsiz bedenlerin sakinliğini ve sade giysi kıvrımların barokun coşkusuna yeğlediler. Ancak, mutlak monarşi döneminde, Fransa’da Versailles heykelleri (Giardon, Coyzevax, Tubi, vb.) birçok klasik görünümleri Colbert ve Le Brun’ün etkisi altında kazandılar. XIV. Louis döneminin sonuna doğru bu sıkı tutum gevşedi; bununla birlikte XV. Louis döneminin ilk yıllarında Bouchardon, Falconet, Vasse gibi sanatçılar heykel beğenisini değiştirerek yeniden Antikçağ örneklerine döndüler. Resimde David’in oynadığı düzenleyici rol, kabartma sanatında bir İtalyan’a, Antonio Canova’ya düştü. Canova’nın araştırmaları kendisi kadar yetenekli olmayan Chaudet, Cartellier ve öteki yeni klasikçi sanatçıların elinde çok geçmeden akademik bir havaya bürünen soğuk bir heykel anlayışına dönüştü. Bu oldukça düzenli sanat anlayışı öteki Avrupa ülkelerinde de uygulama alanı buldu: İngiltere’de Falxman, Danimarka’da Thorvaldsen, Almanya’da Schadow.

Bu Yazı Ne Kadar Faydalı Oldu?
Bu Yazı Faydalı İse Puanlayabilirsiniz!
[Toplam: Ortalama: ]
İlginizi Çekebilir.  Büyük Veba Salgını

Yorumlar

Yorumlar