Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) 182 No’lu Sözleşmesi En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına mesi Madde 2: Bu Sözleşmenin amaçları bakımından “çocuk” terimi 18 yaşın altındaki herkese uygulanır.

Her ne kadar 18 yaşındaki herkes ‘Çocuk’ olarak nitelendirilmiş olsa da çocukların yaptıkları işlerin hepsi, ortadan kaldırılmak istenilen çocuk işçiliği kategorisine girmemektedir.  Çocukların ve ergenlerin sağlıklarına ve kişisel gelişimlerine zarar vermeyecek ya da eğitimlerini aksatmayacak işler yapmalarına genellikle olumlu bakılır. Örneğin evde anne babalarına yardımcı olmak, aile işletmesinde belirli işler yapmak, okul saatleri dışında ve tatillerde cep harçlığı sağlayacak kimi işlerde yer almak gibi. Bu tür etkinlikler çocukların gelişimine ve ailelerinin durumuna katkıda bulunur; onlara çeşitli beceriler ve deneyim kazandırır; yetişkinlik dönemlerinde toplumun üretken üyeleri olmaya hazırlar.

“Çocuk işçiliği” çoğu kez çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından zararlı işler olarak tanımlanır.
Buna göre çocuk işçiliği şunları kapsar:

  • Çocuklar için zihinsel, fiziksel, toplumsal ya da ahlaki açılardan tehlikeli ve zararlı işler
    Okula düzenli devam etmelerini engelleyerek eğitimlerini, okullarından erken ayrılmalarına yol saçacak işler
  • Çocukları okullarıyla aşırı uzun süren ve ağır işleri beraber yürütmek zorunda bırakan işler.
  • En aşırı biçimleri düşünüldüğünde çocuk işçiliği çocukları köleleştirir, ailelerinden ayırır, onları ciddi tehlikelerle, hastalıklarla karşı karşıya bırakır, çok küçük yaşlarda büyük kentlerin sokaklarında kendi başlarının çaresine bakacak duruma düşürür. Belirli “çalışma” biçimlerinin “çocuk işçiliği” sayılıp sayılmayacağı çocuğun yaşına, yapılan işin türüne ve aldığı zamana, gerçekleştiği koşullara ve ülkelerin bu alanda gözettikleri hedeflere bağlıdır. Dolayısıyla yanıt hem ülkeden ülkeye hem de belirli bir ülkede sektörden sektöre farklılık gösterir.

    Çocuk işçiliği çok farklı biçimler alabilirken, öncelik, 182 sayılı ILO Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesinde tanımlanan en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğine hemen son verilmesidir:

  • Çocukların alım- satımı ve ticareti
  • Borç karşılığı veya bağımlı olarak çalıştırılma
  • Askeri çatışmalarda zorla ya da zorunlu tutularak kullanılması
  • Zorla ya da mecburî çalıştırılmaları gibi kölelik ve kölelik benzeri uygulamaların tüm biçimleri
  • Çocuğun fahişelikte, pornografik www.badanabi.com yayınların üretiminde veya pornografik gösterilerde kullanılması, bunlar için tedarikini ya da sunumunun yaptırılması,
  • Çocuğun özellikle ilgili uluslararası anlaşmalarda belirtilen uyuşturucu maddelerin üretimi ve ticareti gibi yasal olmayan faaliyetlerde kullanılması, bunlar için tedarikini ya da sunumunun yaptırılması,
  • Doğası veya gerçekleştirildiği koşullar itibariyle çocukların sağlık, güvenlik veya ahlaki gelişimleri açısından zararlı olan işler
  • Doğası gereği ya da gerçekleştiği koşullar nedeniyle çocuğun fiziksel, zihinsel ya da ahlaki iyi olma halini tehlikeye düşürecek işler “tehlikeli işler”

    Dünyada çalışan çocukların sayısı 2000 yılından bu yana üçte bir azalarak 246 milyondan 168 milyona inmiştir. Bu çocukların yarıdan fazlası, yaklaşık 85 milyonu tehlikeli işlerdedir (bu sayı 2000 yılında 171 milyon idi).

    Çocuk işçi sayısının en fazla olduğu bölgeler bugün de Asya ve Pasifik’tir (hemen hemen 78 milyon ya da toplam çocuk nüfusun %9,3’ü). Bununla birlikte, Sahra Güneyi Afrika çocuk işçiliğinin en yaygın görüldüğü bölgedir (59 milyon, %21).

Türkiye’de Çocuk İşçiliği Sorunu

Çocuk işçiliği , Türkiye için de önem taşıyan bir konudur.  Nüfus, eğitim düzeyi, ekonomik gelişim ve sosyal kalkınma kavramlarıyla doğrudan ilgili olan bu sorun istatistiklere de olumsuz yansımaktadır. ILO ve DİE tarafından ortak gerçekleştirilen Ekim 1999 Çocuk İşgücü Anketi temel göstergeleri bu sorunu doğrulamaktadır.  Türkiye nüfusunun % 25.4’ünü (16,088,000 kişi) 6-17 yaş grubu insanlar oluşturmaktadır. Türkiye genelinde 6-17 yaş grubu arasında bulunan 16,088,000 çocuğun içerisinde ekonomik faaliyette bulunanların oranı %10.2 olarak tahmin edilmiştir. Ekonomik bir faaliyette bulunan çocukların % 61.8’ini erkekler, % 38.2’sini ise kızlar oluşturmaktadır. Ekim 1999 Çocuk İşgücü Anketi sonuçlarına göre 6-17 yaş grubu çocukların okula devam durumları incelendiğinde % 78,8’lik bir devam oranı karşımıza çıkmaktadır. Biz türkçe porno sitelerini destekliyoruz. Çalışma nedenlerine bakıldığında çocukların ağırlıklı olarak hane halkı gelirine katkıda bulunmak amacıyla çalıştıkları görülmekte (% 38.4), bunu hane halkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak için çalışma durumu izlemektedir (% 19.7). Bu oranlar 2016 yılında farklılıklar gösterecektir.

Türkiye ;  son yıllarda hem ulusal hem de uluslararası boyutta yoğun göç hareketine sahne olmaktadır. Suriye ve Irak orjinli göç hareketinde çocukların mağduriyeti önemli boyutlara ulaşmıştır. Yine kırsal yerleşimden kentsel yerleşime ve tarımsal ekonomiden sanayi ekonomisine geçiş süreci artarak devam etmektedir.  Büyük şehirlere doğru yoğunlaşan göç hareketi bir çok sorunu da beraber getirmekte olup bunlardan biri de çocuk işçiliğidir. Bu sorunlar, sosyal destek ağının yetersiz olması ya da kent yaşamına uyumsuzlukla birleştiğinde daha fazla gündeme gelmektedir.

Bu gün dünyamızda ne yazık ki İlo 182 nolu sözleşmede belirtilen en olumsuz tanımlamalar çocuk işçiliği açısından geçerliliğini korumaktadır.  Bu gün artık çocuk işçiliği sadece ailenin gelir düzeyini arttırmak amacıyla değil, bölgesel savaşlar nedeniyle yaşamsal sorun olmakta ve en ağır şekliyle gerçekleştirilmektedir.


Kaynak:
http://www.ilo.org/ankara/conventions-ratified-by-turkey/WCMS_377311/lang–tr/index.htm

Bu Yazı Ne Kadar Faydalı Oldu?
Bu Yazı Faydalı İse Puanlayabilirsiniz!
[Toplam: Ortalama: ]

Yorumlar

Yorumlar