Kıyafet Nedir, Nereden Gelmiştir? Kıyafet Hakkında Her Şey 1 – Kıyafet Nedir Nereden Gelmiştir Kıyafet Hakkında Her Şey

Kıyafet Nedir, Nereden Gelmiştir? Kıyafet Hakkında Her Şey

İNSANLARIN giyinme tarzını *iklim, töreler, * moda veya din inançtan gibi çeşitli öğeler etkileyebilir. Çünkü giyinmenin tek işlevi insanı soğuktan veya sıcaktan korumak değildir. Giyim, aynı zamanda insanların, yaşına, cinsiyetine, toplum içindeki yerine, önemine, felsefesine de din idealine göre ayrımına olanak veren toplumsal bir olgudur. İnsanın sırtındaki giyecek onun kadın mı erkek mi, zengin mi yoksul mu, asker mi sivil mi, yargıç mı avukat mı, itfaiyeci mi polis mi olduğunu belli eder. Giyim yoluyla insanlar toplum içinde bir yer tutmaya, başkalarının ilgisini çekmeye veya kendilerini başkalarına kabul ettirmeye çalışırlar.

Vücudu gizlemek

Başlangıçta, giyimin bugünkü gibi toplumsal bir işlevi yoktu. Sırf soğuktan korunmak için hayvan postlarına sarınan insanlar zamanla kumaş dokumayı, deri tabaklamayı, yün örmeyi öğrendiler.

O zamanlar tam veya yan çıplaklık da toplum için hiçç kuşkusuz bir sorun sayılmıyordu. Eski vazoların üzerindeki desenlerde ve sözgelimi Minos sanatının heykelciklerinde görülen Giritli kadınların belden yukarısı çıplaktı.

İlginizi Çekebilir.  Osmanlı'da Enderun Mektebi Nedir? Eğitim Nasıl Yapılıyordu?

Gerçekte, vücudun şu veya bu bölümünün gizlenmesi her şeyden önce toplum ve din kurallarına bağlıdır. Günümüzde bazı Afrika kabilelerinde kadınlar sadece kaba etlerini örterken, İslam ülkelerinde yüzlerini de örtmek zorundadırlar. Eski İmparatorluk Çini’nde kadınlar, sıkı sıkı sarıp büyümesini önledikleri ayaklarım kimseye gösteremezlerdi, ama öte yandan Romalı kadınlar yalnız başparmağa tutturulan sandallar giyerlerdi.

Türk kıyafetleri

Orta Asya’daki yaşamlarında Türkler,in dokumacılık ve özellikle deri işlemeciliğinde ileri oldukları bilinmektedir. Deri, yün kumaş, post ve kürk bu dönem kıyafetlerinin başlıca malzemeleridir. Eldeki bilgilere göre, Orta Asya’da yaşayan Türkler, deri çizme, mintan, önü çapraz kavuşan ve bele kemer takılan bir tür kısa kaftan ve ata binmeye elverişli üst kısmı bol pantolon giyiyorlardı. Soğuktan korunmak amacıyla üstlüklerine kürk ya da post geçiriliyor, başlıklar da gene bu malzemeden yapılıyordu.


 

Selçuklu kıyafetleri

Selçuklu dönemi kıyafetlerinde de Anadolu öncesi Türk giyiminin etkileri görülür. Bununla birlikte İran ve Anadolu’nun yerli halkından da izler taşır. Selçuklu kıyafetlerinin en önemli özelliğini, çok gelişmiş olan dokumacılık sanatının ürünü olan kumaşlar oluşturur. Bu dönem giyiminde başlık ve kıyafeti meydana getiren öğelerin birtakım etkenlerle giderek çeşitlendiği dikkati çeker.

İlginizi Çekebilir.  Osmanlı'da Fikir Akımları

Osmanlı kıyafetleri

Osmanlı dönemi kıyafetlerine ilişkin bilgiler müzelerden, seyahatnamelerden, o döneme ilişkin resimlerden ve minyatürlerden öğrenilmektedir. Osmanlılar’da saray, saray çevresi, ordu ile esnaf, reaya ve öteki halk kesimlerinin kıyafetlerinde değişik etkenler geçerli olmuştur. Yönetsel çevreyle halk arasındaki farklılıklar, giyim kuşamı da belirler. Saray ve çevresinde gösteriş kaygısı ağır basarken, halk arasında kıyafet örtünmeyle özdeş bir anlam taşımaktadır. Bazı dönemlerde de yasal düzenlemeler kıyafetlere kadar uzanmaktadır.

Kadın giyim kuşamı

Osmanlı kadın giyimiyle ilgili bilgiler ancak saray ve konak çevreleriyle sınırlıdır. Entari, kuşak, şalvar, başörtüsü, 17. yüzyılda ferace ve 19. yüzyılda çarşaf ve peçeyle sınırlı olan ev kadını giyimi, yüzyıllar boyunca pek az değişime uğrayarak varlığım sürdürmüştür. Varlıklı kesimde gösteriş tutkusu, halk arasında ise örtünme kaygısı, kıyafeti belirleyen başlıca öğeler olmuştur.

16. yüzyıla kadar kadın kıyafetlerinin başında ayak bileklerine kadar uzanan iki katlı entariler geliyordu. Başa katı ve işlemeli bir hotoz, onun üzerine ince bir örtü örtülüyor, bunun da üzerine işlemeli ince bir tül atılıyordu. AIna kadife kurdele dolanıp, uzunca olan tül, bir iki kez boyna sarılıyordu. Sokak kıyafetlerinin başında ferace ve yeldirme geliyordu. Dışarı gidilirken başa örtülen örtü, ağzı kapatacak biçimde yaşmak gibi bağlanırdı.

İlginizi Çekebilir.  Mebusan Meclisi'nin Toplanması ve Misak-ı Milli Sınırları

17. yüzyılda kadın kıyafetinde görece bir sadeleşme dikkati çeker. Kısa kollu kaftan biçimli üstlüklerin altına bir iç entari giyilir, üstlük bele kadar küçük düğmelerle iliklenir, bele kemer takılırdı. Bu yüzyılın sonuna doğru kadın giyimine şalvar ve üzerine giyilen kısa entari egemen oldu. Hotozların üzerine tüyler, püsküller takma da dönemin belirgin modası arasındaydı. Dışarı giysisi olarak ferace varlığını koruyordu.

Bu Yazı Ne Kadar Faydalı Oldu?
Bu Yazı Faydalı İse Puanlayabilirsiniz!
[Toplam: Ortalama: ]

Yorumlar

Yorumlar