Meb’in şu anda okullarımızda uyguladığı yapılandırmacılık, öğrenme ve eğitim bağlamında bir terim olarak bilginin yapılandırılmasını ifade eder.

Yapılandırmacı yaklaşıma göre bilgi, bilenden bağımsız bir şekilde doğada var değildir. Bilgi, kişiden (özneden) bağımsız değildir. Kişi, bilgiyi diğer kişilerle etkileşerek yapılandırır; bilgiden kendi de çevresi de etkilenir

Bilgi, zihinsel süreçlerden geçilerek yapılandırılır. Bu nedenle de bilginin yapılandırılması bireysel ve içsel bir kavramdır.

  • Yapılandırmacılık, hem öğrenme ve öğretme kavramları ile hem de bilgi felsefesi ile ilişkili bir kavramdır.
  • Yapılandırmacı yaklaşıma göre insanlar kendi anlayışlarını etkin bir biçimde yine Yeni bilgiler, gerçek deneyimler sonucunda eski bilgilerin üzerine yapılandırılır.
  • Belli bir bağlam için tek bir doğru yerine, aynı bağlam içinde geçerli olabilecek tüm doğruları (başka seçenekleri de) düşünebilmek idealdir . Yapılandırmacı yaklaşıma göre insanlar kendi anlayışlarını etkin bir biçimde yine kendileri oluştururlar.
  • Yapılandırmacı yaklaşıma göre bilgi, bilenden bağımsız bir şekilde doğada var değildir. Bilgi, kişiden (özneden) bağımsız değildir. Kişi, bilgiyi diğer kişilerle etkileşerek yapılandırır; bilgiden kendi de çevresi de etkilenir.
  • Bilgi, zihinsel süreçlerden geçilerek yapılandırılır. Bu nedenle de bilginin yapılandırılması bireysel ve içsel bir kavramdır.
  • Yapılandırmacılığın gelişimine katkıda bulunan önemli düşünür ve araştırmacılar:
  • John Dewey
  • Jean Piaget
  • Lev S. Vygotsky
  • Jarome Bruner
  • Von Glasersfeld
İlginizi Çekebilir.  Sigmund Freud'un Psiko-Seksual Gelişim Kuramı

Bu Düşünürlerin Eğitime Dönük Görüşleri Aşağıdaki Gibidir.

John Dewey

  • Öğrenenler sınıf içinde çeşitli öğrenme araçlarıyla yönlendirilip, birlikte gerçek bir toplulukta olduğu gibi bilgilerini oluştururlar.
  • Bireyin eylem düzeyinde çevresiyle olan sürekli ve içsel ilişkisi bilginin oluşturulmasını desteklemektedir.
  • Bilmek, gerçekliğin insan tarafından kaydedilmesi değil, insanın gerçekliğe dahil olması sürecidir; bilgi de dışsal, bağımsız ve nesnel bir gerçeklik değil, eylemi de içeren bir süreci ifade eder.
  • Bilmek, daha sonraki deneyimleri kontrol edebilmek için önceki deneyimlerin oluşturulması eylemidir.
  • Yaşanılan her deneyim yeni bir gerçeklik yaratır.
  • Anlamak, birlikte düşünmek ve ötekinin eylemlerini göz önünde bulundurmaktır. Anlayamamak da ortak eylemde bulunamamaktır.

Jean Piaget

Piaget, bireyin bilişsel gelişimiyle çevresini ilişkilendirmiştir, dahası bilginin bu ilişkiden doğduğunu; bilginin bireyin kendisi tarafından bilinçli ve etkin bir şekilde oluşturulduğunu belirtmiştir.


  • Öğrenmenin temeli keşfetmektir.
  • Basit bir olguyu anlamak için çocuklar daha sonra yanlış olarak niteleyecekleri bazı düşünce aşamalarından geçmek durumundadırlar.
  • Anlama, adım adım etkin bir katılım yoluyla oluşturulur.
  • Düşünce etkinlikten doğar; etkinlik içselleştirilir ya da zihne yerleştirilir ve düşünce gelişir.

Lev Vygotsky

Vygotsky’nin, çocukların kendi kavramlarını oluşturduğunu vurgulaması nedeniyle temelde oluşturmacı olduğu söylenebilir. Vygotsky, çocukların öğrenme sürecinde bilimsel kavramları ve günlük düşüncelerini yetişkinlerle olan ilişkilerinden öğrendiğine inanmaktadır.

  • Toplumsal etkileşimi ve toplumsal bağlamı vurgulamaktadır.
  • Çocuk çevresinden kaynaklanan sorunları çözerken yalnız değildir, yetişkinlerden sürekli yardım alır.
  • İçselleştirme süreci bir şeyi düşünebilme ve o şeyi yapabilme arasında ayrımın fark edilmesi olarak adlandırılır.
İlginizi Çekebilir.  Howard Gardner'in Çoklu Zeka Kuramı Nedir?

Jarome Bruner

  • Öğrenmeyi etkin bir süreç olarak görür, bu süreçte öğrenen yeni düşünce ve kavramları var olan eski bilgisi üzerinde oluşturmaktadır.
  • Öğrenen seçer, bilgi alış-verişinde bulunur, hipotezler oluşturur, kararlar alır ve bunları yaparken de bilişsel yapılarına dayanır.
  • Öğrenme sürecinde öğretenle etkin bir konuşma içerisinde olan öğrenenin, öğrenme ilkesini keşfetmesi gerekmektedir.
  • Ders araçlarının, öğreten tarafından öğrenenin bilişsel düzeyine indirgenmesi gerekir.
  • Araçların kullanımı doğrusal değil döngüsel olmalıdır.
  • Gerçek yaşam içerisinde çok yönlü ve farklı bakış açıları vardır ve bu olgu çok erken yaşlarda edinilmektedir.
  • Çocuklar deneyimlerine üç şekilde anlam vermektedirler: eylemler, görsel araçlar ve dil aracılığı ile.

Von Glasersfeld

  • Yapılandırmacılık, eğitim alanında dünyayı sarsacak yenilikler yapma iddiasında değildir. Şimdiye kadar, bazı öğretmenlerin kuramsal temelleri olmaksızın yaptıkları etkinliklere sağlam kavramsal temeller sağlama iddiasındadır.
  • Eğer oluşturmacılık kuramını kabul edersek, bilenden bağımsız bir bilginin var olamayacağını, öğrenirken sadece kendi oluşturduğumuz bilginin varlığını kabul etmemiz gerekir.
  • Öğrenme, nesnelerin gerçek doğasını anlamak ya da düşünceleri hatırlamak değil, öğrenme sürecinde örgütlediğimiz açıklamalar, şemalar ve yapılardan duyuşsal olarak kişisel veya toplumsal anlamlar oluşturmaktır.
  • Bilginin geçerlik ve uygulanabilirliği vurgulanmaktadır.
İlginizi Çekebilir.  İşbirliğine Dayalı (Kubaşık) Öğrenme Yönteminin Özellikleri

Yapılandırmadığın Temel İlkeleri

  • Bilgi soyutlama süreci ile oluşturulur.
  • Öğrenenler kendi anlayışlarını oluştururlar.
  • Öğrenenlerdeki bilişsel şemalar öğrenme sürecini kolaylaştırır.
  • Öğrenme anlıksal anlamaya bağlıdır.
  • Öğrenme toplumsal etkileşimle desteklenir.
  • Anlamlı öğrenme, gerçek öğrenme etkinlikleri sonucu gerçekleşir.

Yeni öğretim programı nasıl “öğretmek”ten çok “öğrenme”yi merkeze alan bir anlayışı esas alır.

Öğrendiğimiz şeyleri düşünelim;

■ Örneğin;

  • Otomobil kullanmak,
  • Yeni bir bilgisayar programı kullanmak,
  • Sınıfımızda yeni bir yöntem kullanmak,
  • Bir hobi yada bir oyun,
  • Nasıl öğrendik?
  • Öğrenme süreci nasıl gerçekleşti?
  • Öğrenmede başka birisi bize yardımcı olduysa, onun öğretmeye çalıştığı ile bizim öğrendiklerimiz arasında farklılıklar var mıydı?
Bu Yazı Ne Kadar Faydalı Oldu?
Bu Yazı Faydalı İse Puanlayabilirsiniz!
[Toplam: Ortalama: ]

Yorumlar

Yorumlar