Avokado, genelllikle yayvan fakat bazen belirgin şekilde dikine gelişme gösteren, herdem yeşil 6-20 m. yükseklikte bir ağaçtır.

Avokado meyvesi, yağ içeriği, kg başına kalori ve protein bakımından bir çok meyve türüne göre üstünlük gösterir. Kalori değeri muzun 3 katı, bifteğin 1-1.5 katıdır. Yapısında %1-2 protein %10-17 yağ. % 1.5-2.0 toplam şeker ve %80 su bulunur. Yağ oranı yüksek olmasına rağmen daha çok doymamış yağ asitleri içerdiği için hazmolması kolaydır ve kandaki kolesterol seviyesini düşürüçü bir etkiye sahiptir. Ayrıca içeriğinde 11 değişik vitamin (A. B. C ve E gibi) ve 14 değişik mineral madde (demir, kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, çinko gibi) bulunmaktadır. Doğal olarak yetiştiği yerlerde yerli halkın önemli bir besin kaynağını oluşturmakta ve ”fakirin tereyağı’‘ olarak isimlendirilmektedir.Avokado Yetiştiriciliği Bakım ve Toprak İşleri 1 – avokado meyvesi

Avokado yaprağı, oval, mızrağımsı, yumurtamsı veya yuvarlağımsı veya bunların karışımı şekillerdedir.

Küçük, yeşil-sarımtırak çiçekler salkım uçlarında oluşur. Her çiçekte birbirine benzer yapıda 3 er adet taç ve çanak yaprak 1 adet dişi organ ile 2 aralı olarak dizilmiş. 9 tanesi fonksiyonel 3 tanesi kısır toplam 12 adet erkek organ bulunur. İç sıradaki erkek organların dip kısmında birer çift nektar (bal özü) kesesi bulunur. Tam açılmış bir avokado çiçeği 1 cm genişliğinde 6-7 mm uzunluğundadır.

Avokado meyveleri değişik şekil, renk ve büyüklüktedir. Meyve iriliği 200-600 gram arasında değişir. Meyveler yuvarlak, oval veya armut şeklinde olabilir. Kabuk rengi hafif sarımtırak yeşilden koyu yeşile, kahverengi kestane renginden, erguvani siyaha kadar değişir. Kabuk yüzeyi düz veya pürüzlü olabilir. Meyve eti açık sarı-krem renginde olup kabuğa doğru yeşilimsidir. Meyve eti yüksek oranda yağ içerir.

Her meyvede tek bir çekirdek bulunur. Avokadonun döllenme biyolojisi diğer birçok meyve türüne göre oldukça farklıdır.

Avokado çiçekleri hem dişi, hem erkek organa sahip olmasına rağmen bu organlar aynı anda işlev yapmazlar. Çiçekler iki eşeyli bir açılma düzeni gösterir. Her çiçek ilk açıldığında dişi safhadadır. Bu safhada dişi organ başka çiçeklerden gelen çiçek tozlarını kabul eder, erkek organlar çiçek tozu saçmazlar. Bu safhaya ‘Dişi Safha’ denir. Daha sonra çiçek kapanır, gece kapalı kalır, ertesi gün aynı çiçek tekrar açılır Bu açılışta ise erkek organlar çiçek tozu saçarken dişi organ artık kabul edici değildir. Dişicik tepesi kararmış ve kurumaya başlamış olabilir. Bu safhaya da ‘Erkek Safha’ denir. Avokado çiçeğinin bu durumu bilimsel olarak ‘Senkronoiz Dikogami’ olarak adlandırılır. Yani erkek ve dişi organların olgunlaşması farklı zamanda ama günün hep aynı saatlerinde olur.

Avokado çeşitleri çiçek tipi bakımından A ve B tipi olarak 2 grupta sınıflandırılır A tipi çeşitlerde çiçek ilk günün sabahı dişi, ertesi gün öğleden sonra erkek safhadadır.

B tipi çeşitlerinde ise çiçek birinci gün öğleden sonra dişi, ertesi sabah erkek safhadadır.

Avokado çiçeğinin bu iki eşeyli açılma düzeninden dolayı iyi bir meyve tutumu ve yüksek verim alabilmek için A ve B tipi çeşitler birlikte dikilmelidir. Avokadolar değişik yöntemlerle çoğaltılabilir. En çok kullanılan ticari üretim yöntemi aşı ile çoğaltmadır.

Ülkemizde avokadoların aşı ile çoğaltılmasında anaç olarak soğuğa, kirecin neden olduğu kloroza ve bazı hastalıklara daha dayanıklı oldukları için Meksika soyu çöğürleri tercih edilir.Avokado Yetiştiriciliği Bakım ve Toprak İşleri 2 – avokadoağacı

Tohumlar, kuvvetli çöğür meydana getiren, hastalıktan temiz ve soğuğa dayanıklılığı bilinen bir çeşidin ağaçlarından alınır. Tohum, meyveden alındıktan sonra hemen ekilmelidir. Ekilmeden önce tohum kabuklarının çıkarılarak alt ve üst kısmından ince bir tabakanın kesilmesi, tohumların sıcak su ile muamele edilmesi bazı hastalıkları önler ve çimlenmeyi çabuklaştırır.

Ayrıca tohumların tohum kasalarına 3-4 hafta sureyle katlanması da bir örnek çöğür çıkışı sağlar Tohumlan kum veya talaş içinde 4.5-7 °C de birkaç ay saklamak mümkünse de taze tohum kullanılması daha iyidir.

Tohumun sivri ucu toprak yüzeyinin hemen altına, geniş olan dip kısmı aşağıya gelecek şekilde her torbaya bir tohum ekilir. Tohumun ekildiği ortam 3:1:1 oranında torf: kum: perlit karışımıdır. Ekim yapılan ortamın pH sının 6.5-7.0 arasında olması gerekir. Daha yüksek pH derecelerinde bazı besin maddelerinin alımı güçleşeceği için iyi bir fidan gelişimi sağlanamaz.

Avokado fidan yetiştiriciliği mevcut imkanlara göre ya doğrudan yan gölge ortamda ya da başlangıçta serada daha sonra yarı gölge ortamında yapılabilir. Yarı gölge ortamda 2-2.5 yılda fidan yetişirken, başlangıçta serada daha sonra yan gölge ortamda yetiştiricilikte bu süre yarı yarıya kısalır.

Ekilen tohumlar yetiştirildiği ortama bağlı olarak 1 ila 6 ayda çimlenirler. Gelişmekte olan çöğürlere 5-6 yaprak olduklarında gübrelenmelidir. Çöğür gelişimi süresince görülen hastalık ve zararlılara karşı da gerekli mücadele yapılmalıdır.

Serada yetiştirilen çöğürler tohum ekiminden 5-6 ay sonra aşılanacak duruma gelirler. Çöğürlerin tepeleri toprak seviyesinin 12-15 cm. üzerinden kesilerek yama aşı veya dilcikli İngiliz aşı ile aşılanır. Aşı kalemleri, çöğürle aynı kalınlıkta, üzerinde 3-4 göz bulunan sürgünlerdir. Aşılamadan sonra, aş yeri plastik aş bağı ile bağlanır ve aş kaleminin üstüne aşı macunu sürülür.

Aşılamadan 2-3 hafta sonra, tutan aşıların yaprak sapları düşer ve sürme belirtileri görülür. Bu devrede anaçtan süren filizler temizlenmelidir. Kalemden süren sürgünler 10-15 cm ye eriştiklerinde en iyi gelişme gösteren sürgün bırakılır diğerleri kalemin dibinden kesilir. Daha sonra kalan sürgün bir hereğe bağlanarak fidanın dik olarak ve tek gövde halinde büyümesi sağlanır. Aşı bağları aşılamadan 8-10 hafta sonra alınmalıdır.

Gelişmekte olan fidanlara 3 hafta arayla Azot-Fosfor-Potasyum’lu gübreleme yapılmalıdır. Demir noksanlığı gösteren fidanlara demir şelat ilave edilerek noksanlığın giderilmesi sağlanır. Bu devrede görülecek hastalık ve zararlılara karşı gerekli mücadele yapılır.

Büyüme süresince fidanlar 7-10 gün arayla sulanır. Kum ve sıcak rüzgarların estiği yaz günlerinde, sulama aralığı daha da kısalabilir.

Bu şekilde yetiştirilen fidanlar tohum ekiminden itibaren 1 yıl sonra bahçeye dikilebilecek duruma gelirler. Yarı gölge ortamda fidan yetiştiriciliğinde ise sonbaharda ekilen tohumlar 1 yıl sonra aşlama kalınlığına erişirler.

Bu Yazı Ne Kadar Faydalı Oldu?
Bu Yazı Faydalı İse Puanlayabilirsiniz!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Yorumlar

Yorumlar