Anlatım bozukluğu duygu ve düşüncelerin sözlü ve yazılı olarak bazı nedenlerden dolayı açık ve doğru şekilde anlatılamamasıdır. Anlatım bozukluğu cümle ve cümleyi oluşturan sözcük gruplarıyla ilişkilidir. Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu ifade etmek için kurulur. Bu cümlelerin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde anlatması gerekir. Bu özelliği göstermeyen cümleler anlatım bakımından bozuktur.
Anlatım bozukluklarını iki ana başlığa ayırabiliriz:

  1. Anlam Bakımından Anlatım Bozuklukları
  2. Yapı Bakımından Anlatım Bozuklukları

Anlam Bakımından Anlatım Bozuklukları

Tekrarlar ve Gereksiz Sözcük Kullanımı

Cümlede gereksiz sözcük kullanımı anlatımı bozar. Anı anlamı içeren sözcüklerin bir arada kullanılması, Türkçedeki bir sözcüğün yabancı asıllı eşanlamlısının aynı cümlede kullanılması bu tip anlatım bozukluklarının en önemli sebepleri arasındadır.


Ör: Dayımla yıllardır, sürekli karşılıklı mektuplaşırız.
Cümlesinde mektuplaşma işinin zaten karşılıklı yapılmasından dolayı “karşılıklı” sözcüğü gereksiz kullanılmış ve anlatım bozukluğu doğmuştur.
Ör: İnsanların her hareketini eleştirip, tenkit etmek yanlıştır.
Cümlesinde eleştirmek ve tenkit etmek aynı anlama gelen sözcüklerdir. Bu yüzden ikisinin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır.
Ör: Geçmişteki anılardan bir demet sundu.
Cümlesinde “anılar” sözcüğü gereksiz kullanılmıştır. Çünkü anı zaten geçmişte olur. Bu yüzden cümlede anlatım bozukluğu oluşmuştur.

Sözcüklerin Birbirleriyle Karıştırılması (Anlamı Karıştırılan Sözcükler)

Ses ve biçimce birbirine yakın sözcüklerin birbirleriyle karıştırılmasından dolayı yapılan anlatım bozukluğudur. Karıştırılan sözcüklerden bazıları şunlardır; yanaşmak/yaklaşmak, uygunluk/ uyum, ayrıntı/ ayrım, öğretim/ öğrenim, karşın/ karşılık, çekimser/ çekinmek, mahsur/ mahzur, özgü/ özgün, tanıştırmak/ tanıtmak, etken/ etkin, yayımlamak/ yayınlamak, geçiş/ geçit…


Ör: Çocukların birbirleriyle uygunluk içinde oynamaları umut verici bir durum.
Bu cümlede “uygunluk” sözcüğü yerine “uyum” sözcüğünün kullanılması gerekmektedir.
Ör: Başvuruda adaylardan son öğretim durumlarını belirten belge isteniyor. Bu cümlede “öğretim” sözcüğü yerine öğrenim sözcüğü kullanılmalıdır.


Yanlış Anlamda Kullanılan Kelimeler

Sözcükler anlamına uygun şekilde kullanılmadığında ya da yanlış anlama gelecek şekilde kullanıldığında ortaya anlatım bozukluğu çıkar.


Ör: Bence sizin bu yarışı kaybetme şansınız hiç yok.
Bu cümlede “şans” sözcüğü yanlış kullanılmıştır. “İhtimal” veya “olasılık” sözcüklerinden birisi kullanılmalıdır.
Ör: Bu işi babamın sayesinde kaybettim.
Cümlesinde “sayesinde” sözcüğü yerine “yüzünden” sözcüğü kullanılmalıdır.
Ör: Öğretmen tırnakları büyük olanları derse almayacağını söyledi.
Cümlesinde “büyük” sözcüğü yerine “uzun” sözcüğü kullanılmalıdır.

Yerinde Kullanılmayan Sözcük veya Öğeler

Bir cümlede sözcük veya öğelerin uygun yerde kullanılmaması anlatımı bozar.


Ör: Yeni arabamı almıştım ki kaza yaptım.
Cümlesinde “yeni” sözcüğünün yeri anlatımda bozukluğa yol açmıştır. Doğru şekli “Arabamı yeni almıştım ki kaza yaptım.” olmalıdır.
Ör: Her sokakta kalan hayvanı eve almamalıyız.
Cümlesinde “her” sözcüğü yanlış yerde kullanılmıştır. Cümlenin doğru şekli “Sokakta kalan her hayvanı eve almamalıyız” şeklinde olmalıdır.
Ör: Meyveler çok sıcakta kaldıklarından dolayı çürümüştü.
Cümlesinde “çok” sözcüğü yanlış yerde kullanılmıştır.

İlginizi Çekebilir.  Nokta,Virgül,Noktalı Virgül’ün Kullanımı

Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması

Cümlede anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması anlatımı bozar. Genellikle bu tür anlatım bozuklukları ihtimal-kesinlik çelişkisinden doğar.


Ör: Herhalde bu olaydan kesinlikle haberdar olmak isteyecektir.
Cümlede hem herhalde (ihtimal) hem de kesinlikle (kesinlik) sözcüklerinin bir arada kullanılması çelişki oluşturmuş ve anlatım bozukluğuna yol açmıştır.
Ör: Şüphesiz o ödev bugüne kadar bitmiş olmalı.
Neredeyse tam beş yıldır görüşmüyoruz.
Tam olarak benim gelmem aşağı yukarı 10 dakikayı bulur.

Deyim ve Atasözlerinin Yanlış Kullanımı

Deyimler ve atasözleri kalıplaşmış ifadelerdir. Bunlara sözcük eklenmez veya bunlardan sözcük çıkarılmaz. Kullanılan deyim ve atasözünün cümleye uygun olması gerekir. Aksi takdirde anlatım bozukluğu meydana gelir.


Ör: Çocuk korkudan etekleri zil çalar gibi koşuyordu.
Cümlesinde “etekleri zil çalmak” deyimi kullanılan bağlama uymamaktadır.
Ör: Annesinin aldığı hediyeyi görünce paçaları tutuştu.
Cümlesinde “paçaları tutuşmak” deyimi cümlenin anlamına uymamaktadır ve bu yüzden anlatımda bozukluğa yol açmıştır.
Ör: Ben gelince yüzünden dökülen bin parça oldu.
Cümlesinde “dökülen” sözcüğünün yerine “düşen” sözcüğü kullanılmalıydı.

Yardımcı Eylemlerin Gereksiz ve Yanlış Kullanımı

Türkçede doğrudan fiil olarak çekimlenebilecek bir kelimenin yardımcı fiil olarak çekimlenmesi ve yanlış yardımcı fiilin kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarıdır.

Sıkça Yapılan Yanlış Kullanımlar:

sinir ol- (sinirlenmek), hasta ol- (hastalanmak), gecikme yap- (gecikmek), bekleme yap- (beklemek), amaç yap- (amaçlamak), etki et- (etkilemek), ayar yap- (ayarlamak), şüphe et- (şüphelenmek), kuşku et- (kuşkulanmak), umut et- (umutlanmak), uyarı yap- (uyarmak)…


Ör: Gösteride çok fazla heyecan yapmış olsa da performansı iyiydi.
Cümlesinde “heyecan yapmak” yerine “heyecanlanmak” ifadesi kullanılmalıydı.
Ör: Gereksiz yere ondan kuşku etmeyelim. (kuşkulanmayalım)
Bu işyerine gereksiz yere başvuru yapma. (başvurma) Trafik polisi yoğun trafikte sıkışmış ambulanstaki kadını kurtarmak için gereksiz bekleme yapmayalım diye anons geçti. (beklemeyelim)


Not: Bazen kelimelerin bağlandığı ortak fiiller de anlatımda bozukluğa sebep olur.
Ör: Bu olay bize yarar mı sağladı zarar mı belli değil.
Cümlesinde “yarar” v e “ zarar” sözcükleri sağladı fiiline bağlanmıştır ve anlamda bir bozukluk meydana gelmiştir.

Mantık Hataları

Doğru bir ifadenin aynı zamanda da temek mantık kurallarına da uygun olması gerekir. Mantık hatasının bulunması anlatım bozukluğuna yol açar.


Ör: Bırakın bir çocuğa bakmayı kreş bile açamaz.

Cümlesinde çocuk bakmak kreş açmaktan daha zor gibi anlamlandırıldığı için cümle anlatım açısından yanlıştır. Doğru şekli “Bırakın kreş açmayı bir çocuğa bile bakamaz” olmalıdır.
Ör: Seninle değil şu odaya gitmek şehir turuna bile çıkılmaz.
Cümlesinin mantık açısından doğru şekli “Seninle değil şehir turuna çıkmak şu odaya bile gidilmez” olmalıdır.

Zamir Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları

Bazı cümlelerde iyelik zamiri kullanılmadığında bir anlam kargaşası ortaya çıkar. Eğer cümlenin başına hem senin hem de onun zamirleri getirilebiliyorsa o cümlede anlatım bozukluğu vardır. Bu belirsizliği gidermek için cümlenin uygun yerine iyelik zamiri eklenmelidir.


Ör: Gideceğini kimse önceden bilmediği için herkes çok şaşırdı. (Kimin gideceği?)
Bana ne getireceğini bilmiyorum. (Kimin getireceği?)
Ne yaptığını bana anlat. (Kimin ne yaptığı?)


Not: Bazen bu belirsizlik noktalama işaretleri ile giderilebilir.
Ör: O sınavı geçemedi. (O, sınavı geçemedi.)
Hırsız adamı döverek öldürmüş. (Hırsız, adamı döverek öldürmüş.)
Doktor kadına seslendi. (Doktor, kadına seslendi.)

Yapı Bakımından Anlatım Bozuklukları

Bu tür anlatım bozuklukları daha çok Türkçenin dilbilgisi kuralları ile ilgilidir. Bu hataları yapmamak için dili ve dilin kurallarını iyi bilmek gerekir.

Eksikliklerden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları

Cümlede anlatım bozukluğuna yol açan önemli unsurlardan birisi de çeşitli dilbilgisel yapı eksikliğinin bulunmasıdır. Bu yapı eksikliği, cümlenin anlatımının bozuk olmaması için gerekli olan bazı sözcüklerin, eklerin ve sözcük gruplarının cümlede kullanılmamasından kaynaklanır.

İlginizi Çekebilir.  Cümle Tahlilleri Konu Anlatımı

Özne Eksikliği

Cümlede özne eksikliğinden veya öznedeki gereksiz eklerden kaynaklanan anlatım bozukluklarıdır.


Ör: Hiç kimse derse gelmemiş, dersin yerine partiye gitmiş.
Cümlesinde özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Doğru şekli “ Hiç kimse derse gelmemiş, herkes dersin yerine partiye gitmiş.” olmalıdır.
Ör: Dedemin asker arkadaşları dün onu ziyarete geldi buna rağmen sevinmedi.
Cümlesinde “Sevinmeyen kimdir?” sorusunun cevabı yoktur. Cümlenin doğru şekli şöyledir:
Dedemin asker arkadaşları dün onu ziyarete geldi buna rağmen dedem sevinmedi.

Nesne Eksikliği

Cümlede nesnenin olmamasından dolayı ortaya çıkan anlam kargaşasıdır.


Ör: Herkesi toplantıya çağırdım, çünkü bu toplantıda olması gerekiyordu.
Cümlesinde “Olması gerekenler kimler?” sorusunun cevabı yoktur. Doğru şekli şöyle olmalıdır:
Herkesi toplantıya çağırdım, çünkü herkesin bu toplantıda olması gerekiyordu.
Ör: Başkanı makamında ziyarete gittik ama yerinde bulamadık.
Cümlesinde “ Yerinde bulunmayan kim?” sorusunun cevabı yoktur. Doğru şekli şu şekilde olmalıdır:
Başkanı makamında ziyarete gittik ama onu yerinde bulamadık.

Dolaylı Tümleç (Yer Tamamlayıcısı) Eksikliği

Cümlede dolaylı tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğudur.


Ör: Hayatınızda sizi düşünen ve değer veren insanlar olmalı.
Cümlesinde dolaylı tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır.
Doğru şekli şöyle olmalıdır:
Hayatınızda sizi düşünen ve size değer veren insanlar olmalı.
Ör: Oraya hocayı almak için gittik ama hocayı bulamadık.
Oraya hocayı almak için gittik ama hocayı orada bulamadık.
Ör: Güneş insanı mutlu eder, neşe verir.
Güneş insanı mutlu eder, insana neşe verir.

Zarf Tümleci Eksikliği

Cümlede zarf tümleci eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğudur.


Ör: Yeni gelen öğrencilere yardım eder, ilgilenirdi.
Cümlesinde “ilgilenilen kim?” sorusunun cevabı yoktur. Doğru şekli şöyledir:
Yeni gelen öğrencilere yardım eder, onlarla ilgilenirdi.
Ör: Hocasını aradı, yarım saat konuştu.
Hocasını aradı, onunla yarım saat konuştu.
Ör: Hayatı boyunca bir daha bu işi yapmak veya karşılaşmak istemiyor.
Hayatı boyunca bir daha bu işi yapmak veya böyle bir işle karşılaşmak istemiyor.

Uyumsuzluklardan Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları

Özne-Yüklem Uyumsuzluğu

Cümlede öznenin yüklemle teklik-çokluk, olumluluk olumsuzluk ve şahıs açısından uyuşması gerekmektedir. Aksi takdirde anlatım bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Cümlenin öznesi insan ve çoğul ise yüklemin çoğul olup olmaması önemli değildir. Eğer cümlenin öznesi insan değil de başka bir varlık ise özne çoğul olsa bile yüklem çoğul olmaz.


Ör: Koyunlar önden giden çobanı takip ettiler.

Cümlesinde özne insan dışında bir varlık olduğu için yüklemin çokluk eki almaması gerekir. Doğru şekli şöyledir:
Koyunlar önden giden çobanı takip etti.
İnsan dışı varlıklar kişileştirme yoluyla cümlede özne olarak kullanılır ve çoğul eki alırsa yüklem de çokluk eki alabilir.


Ör: Martılar denize dalıp dalıp çıkıyorlardı.
Ağaçlar kışlıklarını giydiler.
Göçmen kuşlar senden bana selam getirdiler.
Topluluk isimleri cümlede özne görevinde ise yüklem tekil olur fakat topluluk isimleri çokluk eki almış ve özne görevinde ise yüklem de çokluk eki alabilir.


Ör: Gelecek ay okul bilgi yarışmasına katılacak.
Ordular canla başla mücadele ediyor. (ediyorlar)
Takımlar sahaya geç çıktı. (çıktılar)
Fil kökenli isimler özne olarak kullanılmış ve çokluk eki almışsa yüklem çokluk eki almaz.


Ör: Bu tartışmalar ömür boyu çözülmez. (çözülmezler değil)
Konuşmaları uzadıkça uzadı. (uzadılar değil)
Bu toplantılar amacını aştı. (aştılar değil)
Çoğul sayılar cümlede özne ise yüklem tekil olur.


Ör: Dün gelen eş kişi bugün de geldi. (geldiler değil)
İki arkadaşınız bu sınavı geçemedi. (geçemediler değil)
Derse üç öğrenci geç katıldı. (katıldılar değil)
Cümlenin öznesi belgisiz zamir veya belgisiz sıfat ise yüklem tekil olur.


Ör: Herkes bu konunun böyle sonuçlanması gerektiğini biliyor.
Hiçbiri faturasını ödememiş.
Birçoğu denildiği saatte gelmedi.
Cümlede birden fazla özne varsa ve bu öznelerden birisi de 1. şahıs ise yüklem 1. çoğul şahıs olur.

İlginizi Çekebilir.  Eğik Çizgi, Tırnak İşareti, Tek Tırnak İşareti Kullanımı


Ör: Babam, annem ve ben Salı günü gidiyoruz.
Ben ve buradaki binlerce kişi bu yüzden mağduruz.

Saygı, sitem ve küçümseme gibi durumlar için özne tekil olsa da yüklem çoğul olabilir.


Ör: Müdür Bey geç gelecekler.
Sonunda küçük hanım teşrif edebildiler.
Not: Bir cümlede öznenin bulunmaması, öznenin gereksiz ekler alması veya özne olmayacak bir sözün özne gibi kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozuklukları olabilir.


Ör: Virajı alamayan kamyon duramadı ve patladı.
Cümlesinde özne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır ve doğru şekli şöyledir:
Virajı alamayan kamyon duramadı ve kamyon patladı.


Ör: Kulubü iyi yönetemeyen başkana ceza kesildi ve görevden alındı.
Kulubü iyi yönetemeyen başkana ceza kesildi ve başkan görevden alındı.

Sıfat-Ad Uyumsuzluğu

Türkçede sayıların belirttiği adlar çokluk eki almazlar.


Ör: Mütahitlerin yapmış oldukları bir sürü hatalar depremde binlerce kişilerin ölümüne yol açtı.
Cümlesinde sayı bildiren sözcüklerden sonra gelen adlar çokluk eki almış ve bu kullanım da anlatım bozukluğuna sebep olmuştur. Doğru şekli şöyledir:
Mütahitlerin yapmış olduğu bir sürü hata depremde binlerce kişinin ölümüne yol açtı.

Bağlaç-Yüklem Uyumsuzluğu

Bağlaçlar cümlede görev ve taşıdıkları anlama uygun kullanılmalıdır. Aksi takdirde anlatım bozukluğuna sebep olurlar.
Ne…..ne (de) bağlacının yer aldığı cümlenin yüklemi olumsuzluk eki ile çekimlenmemelidir çünkü bu bağlaç kullanıldığı cümleye olumsuzluk anlamı katar.


Ör: Ne ırk ne de dil ayrımı yapılmadı.
Cümlesinin doğru şekli şöyledir:
Ne ırk ne de dil ayrımı yapıldı.
Ör: Sen gittiğinden beri ne annem ne de babam gülmedi.
Cümlesinin doğru şekli şöyledir:
Sen gittiğinden beri ne annem ne de babam güldü.

Çatı Uyumsuzluğu

Birleşik ve sıralı cümlelerde aynı özneyi alan yüklemlerin her ikisi de eylem çatısı bakımından uyumlu olmalıdır. Aksi takdirde anlatım bozukluğu ortaya çıkar.


Ör: Bütün ödevleri hazırlayıp dosyaya koyulmalıdır.
Cümlesinde “hazırlamak” etken (aktif) fiil, “koyulmalıdır” edilgen (pasif) fiildir.Bu yüzden anlatım bozukluğu ortaya çıkmıştır.
Cümle: “Bütün ödevler hazırlanarak dosyaya koyulmalıdır” veya
“Bütün ödevleri hazırlayıp dosyaya koymalıdır” şeklinde olmalıdır.

Tamlama Yanlışları

İsim ve sıfat tamlamalarının aynı tamlanana bağlanması anlatım bozukluğuna sebep olur. Çünkü isim tamlamalarında tamlanan iyelik eki aldığı halde sıfat tamlamalarında tamlanan iyelik eki almaz. Bu yüzden tamlananlar ortak kullanılmamalıdır.


Ör: Biz olay yerine ulaştığımızda oraya birçok askerî ve polis aracı gelmişti.
Cümlesinde “aracı” kelimesi ortak tamlanan olarak kullanılmış ve anlatım bozukluğu ortaya çıkmıştır. Cümlenin doğru şekli şöyledir:
Biz olay yerine ulaştığımızda oraya birçok askerî araç ve polis aracı gelmişti. Tamlanan eki eksikliği anlatım bozukluğuna yol açar.


Ör: Bu konular zamanında yetiştirilmesi gerekir.
Cümlesinde tamlayan eki eksikliği vardır. Doğru şekli şöyle olmalıdır:
Bu konuların zamanında yetiştirilmesi gerekir.


Ör: Bu iş olmayacağını o kendisi söyledi.
Bu işin olmayacağını o kendisi söyledi.


Ör: Bir koyun bağırarak çoban ardından koşuyordu.
Bir koyun bağırarak çobanın ardından koşuyordu.
Tamlayan eksikliği de anlatım bozukluğuna yol açar.


Ör: İnsanlara derdini anlatmadan seni anlamalarını bekleme.
İnsanlara derdini anlatmadan onların seni anlamalarını bekleme.


Ör: Son günlerde herkes başarılarından söz ediyor.
Son günlerde herkes onun başarılarından söz ediyor.

Bu Yazı Ne Kadar Faydalı Oldu?
Bu Yazı Faydalı İse Puanlayabilirsiniz!
[Toplam: Ortalama: ]

Yorumlar

Yorumlar