Bu Yazıda Neler Var?

Kompozisyonda ele alınan konunun amacını en etkili şekilde ortaya koyabilmek için seçilen ifade tarzıdır. Bu anlatım tarzı yazarın işlediği konuya göre değişiklik gösterir. En sık karşılaşılan anlatım biçimleri şunlardır:

Açıklama

Konuyla ilgili bilgi ve haber vermek için başvurulan anlatım biçimidir. Fikir yazılarının çoğunda, ders kitaplarında, yayın organlarının pek çok programlarında genellikle karşılaşılan anlatım biçimi açıklayıcı anlatımdır.

Örnek Metin
“Şiir, tiyatro, roman gibi çeşitli türlerde verdiği eserlerle Alman edebiyatının olduğu kadar bütün dünya edebiyatının da en büyük sanatçılarından sayılan Goethe, sanat hayatının ilk devresinde romantizm akımının başında bulunmuş, İtalya’yı gezdikten sonra eski Yunan ve Latin sanatının etkisiyle sade, sakin ve saf bir edebiyat anlayışına dönmüştür.”

Tasvir (Betimleme)

Tasvir, varlıkların kendine has ayırıcı niteliklerini kelimelerle resim yapar gibi gözler önüne sermek, zihinde canlanmasını sağlamaktır. Tasvirde, göz başta olmak üzere insanın beş duyusuna hitap edilir. Tasvirin niteliğine göre hitap edilecek duyu ya da duyular devreye sokulur. Tasvirde görünenleri olduğu gibi anlatmak mümkün olduğu gibi anlatıma renk katmak için yazarın kendi duygularını da tasvire kattığı görülür.
Tasvirin insanı konu edinen kısmına “portre” denir. Portre, sadece insanın dış görünüşünü anlatıyorsa “fiziki portre”, karakterin iç dünyasını, duygularını anlatıyorsa “ruhi portre” adını alır.

Örnek Metin
“Bu dar arka sokak bulunduğu semtin adına almıştır: Sinekli bakkal. Evler hep ahşap ve iki katlı. Köhne çatılar, karşıdan karşıya birbirinin üstüne abanır gibi uzanmış eski zaman saçakları. Ortada baştan başa uzanan bir aralık kalmış olmasa, sokak üstü kemerli karanlık bir geçit olacak. Doğuda batıda, bu aralık, renkten renge giren bir ışık yolu olur. Fakat sokağın yanları her zaman serin ve loştur. Köşenin başında durup bakarsınız: Her pencereden kırmızı toprak saksılar ve kararmış gaz sandıkları görürsünüz. Saksılarda al, beyaz, mor, sardunya, küpe çiçeği, karanfil. Gaz sandıkları da öbek öbek yeşil fesleğenle dolu. Ta köşede bir mor salkım çardağı altında civarın en işlek çeşmesi vardır. Bütün bunların arkasında tiyatro dekorunu andıran beyaz, uzun, ince minare…”

Örnek Metin (Portre)

“Namık Kemal gayet büyük ve yuvarlak başlı, yüksek alınlı, pembe çehreli, koyu ela gözlü, ince burunlu, fevkalade güzel ağızlı, uzunca kumral sakallı, kısa denilebilecek orta boylu, şişmanca; omuzları geniş, elleri, ayakları küçük bir insandı. Burnunun sağ alt tarafında, attan düştüğünde oluşmuş yaradan kalma bir çizgi vardı.”

Öyküleme (Hikâye Etme)

Herhangi bir olayın yer, zaman ve kişilere bağlı olarak belli bir sıraya göre anlatılmasıdır. Bu anlatım biçiminde ana unsur bir olaydır. Olay olmadan öyküleme olmaz. Öykülemede her şey devinim (hareket) halinde verilir. Burada olaylar gerçek ya da tasarlanmış olabilir. Olayların kahramanları genellikle insanlardır. Öykülemede olaylar, belli bir zaman dilimi içinde geçer. Zincirleme olarak, önce olayın başlayışı, sonra gelişmesi daha sonra da sona erişi anlatılır.

Örnek Metin
“Geceydi. Ayten, tavanda yanan ufacık ampulün ışığında sırtüstü uzanmıştı sedire. Elinde günlük gazetelerden birinin haftadan haftaya verdiği ilavelerden biri… Görmeden bakıyordu. Oysa neler yoktu ilavenin o sayfasında, genç kız kalplerini hoplatacak! Artık, ne olursa olsun, okula bir tekme… Çalışacaktı. Az sonra kim bilir, hangi meyhaneden fitil gibi sarhoş dönecekti babası; açacaktı ağzını, yumacaktı gözünü.”

Tartışma

Bir konu ya da olgu üzerindeki yerleşmiş düşünce ve duyguları, davranış ve kanıları değiştirmeyi amaçlayan yazılarda kullanılan anlatım biçimidir. Tartışmacı anlatım biçiminde toplumun genellikle benimsediği görüş, aksi görüş ileri sürülerek çürütülmeye, toplumun o konudaki kanıları değiştirilmeye çalışılır. Tartışmacı anlatım biçiminde sorular sorulup yanıtları verilebilir. “Bana göre, kanımca, oysa, halbuki” gibi bağlama öğeleri sıkça kullanılır. Kişisel (öznel) anlatım biçimi ağır basar.

Örnek Metin
”Sanatta, halk böyle istiyor ne yapalım, görüşü yanlıştır. Ben buna karşıyım. Halkı şartlandırmak ve halka hep aynı şeyleri vermek… Bu doğru değildir. Böyle bir yaklaşım halkı bir adım bile ileri götürmez. Tersine halkı geriletir.”

Bu Yazı Ne Kadar Faydalı Oldu?
Bu Yazı Faydalı İse Puanlayabilirsiniz!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Yorumlar

Yorumlar